mu'temil
zoru göze alarak tek başına iş gören.
“âşinâ” için 662 sonuç
zoru göze alarak tek başına iş gören.
muâheze edercesine, azarlarcasına
baygıncasına, kendinden geçercesine
huk. kadının kocasına biraz mal vermek suretiyle birbirlerinden resmen ayrılmaları
huk. [eskiden] üç talâk ile boşadığı kadını, mahzâ kendisine helâl olmak üzere başkasına tezvîce râzı olan
huk. [eskiden] üç talâk ile boşanan bir kadını, mahzâ eski kocasına helâl kılmak için, bu kadınla evlenen kimse
bir çok defalar hamd ü senâ olunmuş, tekrar tekrar övülmüş mânâsına gelen bu kelime, Peygamberimizin adıdır.
alçakça, alçakcasına, kalleşçe, kalleşçesine
hırslandırırcasına; hırs ve tamahı arttırırcasına
mahrum, yoksun bırakırcasına
hâlis, katkısız
can çekişiyormuşçasına
yoklarcasına, denercesine
çalıp çırparcasına
ed. bir sözün iki taraflı, yânî hem medih, hem zem olabilecek sûrette söylenilmesi. [Meselâ: “âb-ı hayvandır efendim artığın” mânâsındaki (âb-ı hayvan) hem âb-ı hayât, hem hayvan suyu mânâsına gelir ki: efendim senin artığın âb-ı hayât’tır, yâhut: efendim senin artığın hayvan suyudur. Yânî: “sen hayvansın, senden artan…
ikrâr olunan hak, başkasına âit bulunduğu, bir kimse tarafından haber verilen hak
fer. nesebce başkasına karâbeti iddiâ edilerek mîrâsa hakkı bulunduğu ikrâr olunan kimse
taslît eden, birini başkasına sataştıran
tasvîr, resim yapan, ressam, figürist. Madde-i musavvire : anat. protoplazma.
ed. tahmîs edilen gazelin her beytinin birinci ve ikinci mısra’ları arasına üçer mısrâ ilâve etmek sûretiyle vücûda getirilen nazım
tasaddî eden, bir işe girişen.
döğüşe, güreşe, münâkaşaya kalkışana yakışırcasına, kavga edercesine.
çok çalışırcasına, büyük bir çalışkanlıkla.
huk. iflâsına hükmedilen kimse.