mahdûm
oğul, evlât. [aslı: “hizmet edilmiş” mânâsınadır].
“âşinâ” için 662 sonuç
oğul, evlât. [aslı: “hizmet edilmiş” mânâsınadır].
mahmumcasına, ateşli olarak, ateşler içinde
mahmurcasına, baygın baygın. Nigâh-ı mahmûr-âne: baygın baygın bakış.
kendisine sır verilmiş kimse. tas. Allah’ın sırrına âşinâ olmaya başlayan kimse; velî.
mahrumcasına
husûsîleşmiş; başkasında bulunmayan, yalnız bir kimseye âit olan
Ramazan’da birden çok minaresi olan camilerin minareleri arasına gerilen iplere kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazılar, yapılan resimler
mahzuncasına, tasalı, kaygılı olarak
nakledilebilen, taşınabilen mal [binâ ve arâziden maada]
mala, paraya mensup, mal ile ilgili
yolculukta boyuna veyâ bele asılı olarak taşınan, ekseriyâ üzeri aba kaplı su kabı
coğ. ekvator
yol, geçecek yer
ferâgat edilmiş, başkasına bırakılmış
meftuncasına, tutkuncasına, kendinden geçmiş olarak; hayrancasına, şaşarak
hemzeli
iki eli arkasına bağlanmış
hükûmeten kaçırılarak, gizli tutulan, yazdırılmayan vergi, gelir, nüfus, mal. [“mektûmat” evvelce, ekseriyâ me’murlar tarafından “ihtilâsat” mânâsına kullanılırdı].
mekik, dokumacılıkta “atkı” veyâ “argaç” denilen ve enine olan iplikleri uzunlamasına olanların arasından geçirmeye yarayan masuralı âlet
güzellik, yüz güzelliği. [Arapçada “tuzluluk” mânâsına kullanılır].
aşk melâmeti çeken; aşk yüzünden dile düşen, halkın sövüp saymasına mâruz kalan
mühürlü, mühürlenmiş
huk. [eskiden] bir vakıf akarın süknâsına müstahik olan kimsedir ki, o akarda bizzat oturur, onu başkasına îcâr edemez ve o akarı lüzum görüldükçe -vakfiyede hilâfına bir şart yoksa- kendi malından tâmir eder.
bir vakıf akarın süknâsına müstahik olan kimse