Hz. Nûh zamânında yoldan çıkmışları tedîbetmek için Allah tarafından hem gökten yağdırılan, hem de yerden kaynayarak bütün dünyâyı kaplayan su. [bunun netîcesinde yer yüzündeki bütün canlılar yok olmuş, ancak Hz. Nûh’un gemisine alınmış olan çiftlerden ikinci defa olarak canlılar türemiştir].
“vurulmuş, çarpılmış, tutulmuş, uğramış, yakalanmış” mânâlarına, gelerek *birleşikler yapar. Âfet-zede: felâkete, musîbete uğramış. Harîk-zede: yangına uğramış. Ser-zede: başa gelmiş, baş göstermiş. Sevdâ-zede: sevdâya tutulmuş.. gibi.