hicaz-kâr
حجاز كارa.f.b.i.
Sözlük anlamı
- 1 müz. Türk müziğinin şed makamlarındandır. Tahminen 170 sene önce terkîbedilmiştir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır; çok husûsî bir edâ taşıyan bir diziye mâliktir. Zirgüle basîtesinin rast (sol) perdesindeki şeddidir. (evcârâ’nın bir yarım ses tizinde kalan şekli olur) güçlüsü -beşinci derecesi olan- nevâ’dır. Dizisi inicidir, niseb-i şerîfe sayısı, zirgülede olduğu gibi, 7 dir. Donanımına si koma mi ve lâ bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Şu hâle göre orta sekizlideki sesleri şöyledir (tîzden peste doğru): gerdâniye, eviç, hisâr, nevâ, çârgâh, segâh, zirgüle ve rast. Ancak bestekârların hicâzkâr eserlerde sıkca ve karışık olarak nihâvend ve yegâhda hicâz ile rastda hicâz (donanımı si ve mi koma ve lâ bakıyye bemolleridir) geçkileri yapmış olduklarını ilâve etmek lâzımdır.