kürdi’li hicaz-kâr

كردى لى حجازكار

a.t.f.b.i.

Sözlük anlamı

  1. 1
    müz. Hacı Ârif Beyin îcâdettiği bir makamdır. Aşağı yukarı 130 senelik olan bu makam, bu müddet içinde çok büyük bir rağbete mazhar olarak bilhassa şarkı forme’u için bol bol kullanılmıştır. Bugün hicaz, uşşak, hüseynî ve hüzzamdan sonra 5 inci olarak en çok kürdi’li hicazkâra mensuptur; en fazla şarkının yazıldığı makam ise, doğrudan doğruya kürdi’li hicâzkârdır. Asıl kürdi’li hicazkâr, kürdî makamının bir pest perdedeki yânî rast (sol) daki şeddidir. Güçlüsü -dördüncü derece olan- çârgâh (do) dır. Donanımına “si”, “mi” ve “la” için 3 tâne küçük mücenneb bemolü alır. Kürdî gibi tabiatıyla bunun da 9 niseb-i şerîfesi vardır. Dizisinin seyri umûmiyetle inicidir. Orta sekizlisindeki sesleri -tîzden peste doğru olmak üzere- şöyledir: gerdâniye, acem, nim-hisar, nevâ, çârgâh, kürdî, nim-zirgüle ve rast makamının ikinci bir şekli daha vardır ki bu, mürekkep bir makamdır ve hicazkâr ile kürdî dizilerinden veyâ sâdece hicâzkârı müteâkıp kürdî dörtlüsünden ibârettir; 3 bemol ile donanır; nota içinde hicazkâr için “fa” bakıyye diyezi ile “si” bekar ve “si” koma bemolü ilâve olunur. Makama “kürdili hicazkâr”, yâhut “hicazkâr-kürdî” adının verilmesi ilkin hicazkâr ile kürdîden mürekkep oluşu dolayısıyladır. Şimdi artık hemen dâima basit şekli yânî kürdînin rast perdesindeki şeddi kullanılmaktadır.