“kabûl eden, edici, alan; kabûl edebilir” mânâlarıyla Arapça ve Farsça kelimelere eklenerek *birleşik kelimeler yapar. Hitâm-pezîr: hitam bulan, sona eren. Şifâ-pezîr: şifâ bulan. Terbiye-pezîr: terbiye edebilir... gibi.
yok olma, yokluk, geçip gitme [“bulmak” fiili ile kullanılır]. “beka” nın zıddı. [tasavvufta maddî varlıktan sıyrılıp hakka ulaşma]. Kişver-i fenâ: yok olma yeri, dünyâ