mencûk
bayrak direklerinin başına takılan küçük ay
“âşinâ” için 662 sonuç
bayrak direklerinin başına takılan küçük ay
nakledilmiş, bir yerden bir yere taşınmış, taşınan. Emvâl-i menkule: bir yerden bir yere taşınabilen mallar: “iskemle, masa..” gibi. Emvâl-i gayr-i menkule: nakli, taşınması mümkün olmayan mallar: “ev, tarla..” gibi.
mahrekin en son noktasına kadar olan mesâfe
“genişlenin”, “rahat oturun!” mânâsına bir selâmlaşma sözü
resmolunmuş, yazılmış, çizilmiş
mes’utçasına, kutlu olana yakışacak sûrette, kutlulukla
ed. her beyti başlı başına kafiyeli ve başından sonuna kadar aynı vezinde olan manzûme
sarhoşa yakışacak şekilde, sarhoşça, sarhoşçasına. Çeşm-i mest-âne: mahmur, baygın göz. Na’ra-i mest-âne: sarhoş na’rası.
delicesine, tutguncasına
kapının açılmaması için arkasına konulan ağaç
fezâda, boşlukta yer dolduran varlıklar, cisimler
“efendimiz” mânâsınadır.
gırtlağı sıkılmak veyâ suya atılmak sûretiyle husûle gelen ölüm, fr. mort noir. Halkın ezâ ve cefâsına katlanma
ölü gibi, ölüyü andırırcasına
boğazlanır gibi, boğazlanmışcasına
ed. başlıbaşına mânâsı bulunan mısrâ: “mâr-ı sermâ-dîdeye Rabbim Güneş göstermesin.” (Lâ), ... gibi.
inşâat plânlarını yapan ve bunların kurulmasına bakan san’atkâr, fr. architecte
anaya yakışırcasına sevgi
Osmanlı alfabesinin yirmi yedinci harfi olup “ebced” hesâbında kırk sayısının karşılığıdır.
minnetşinascasına, minnetbilirlikle
İranlılara mahsus bir asâlet ünvanı, beyzâde. [kelimenin sonuna getirilirse: (Haydar Mirza gibi) nesebçe büyüklüğe delâlet eder; kelimenin başına getirilirse (Mirza Hüseyin gibi) alelâde, efendi, bey mânâsına gelir].
huk. [eskiden] kitâbete kesilmiş olan memlûke âit terekenin veresesine intikali, ki şu veçhile olur: mükâtebin terekesinden evvelâ yabancılara âit borcu varsa o tesviye olunur. Sonra mevlâsına borcu varsa bu verilir, daha sonra kitâbet bedelinden artan kısım te’diye olunur, bundan sonra ne kalırsa o da veresesine kalır…
kılı kırk yararcasına, inceden inceye.
devenin dizini büküp bağlayan.