sûz-i dil-ârâ

سوزدل آرا

f.b.i.

Sözlük anlamı

  1. 1
    müz. Türk müziğinde bir mürekkep makamdır. III. Selim tarafından terkîbedilmiştir. Az kullanılmıştır. Murad-nâmede de bildirildiğine göre en az altı asırlık bulunması lâzımgelen nigâr makamının terkîbi, sûz-i dilârâ ile aynıdır; sonradan nigâr makamının tamâmıyla unutulmuş olduğu III. Selîm’in sûz-i dilârâ’yı terkibinden anlaşılmaktadır. Gene Abdülkadir Merâgî’nin Câmi’ü’l-elhân’ında “çargâh-mâhûr” makamı geçmektedir ki, bu da aynı terkipte bulunsa gerektir. Sûz-i dilârâ, çargâh ile şeddi olan mâhur’dan mürekkeptir. Mâhur ile rast perdesinde (sol) kalır (ki bu aynı zamanda çârgâh’ın güçlüsüdür). Güçlüsü birinci derecede -çârgâhın durağı olan- çârgâh (do), ikinci derecede de -mâhûr’un güçlüsü olan- nevâ (re) dir. İnici-çıkıcı karışık bir şekilde seyreder. Donanımına mâhûrun “fa” küçük mücenneb diyezi ârızası konulur ve çârgâh için bu perde, nota içerisinde bekar yapılır. Bâzı bestekârlar sûz-i dilârâ’da hüseynî geçkisi yapmağı âdet edinmişlerse de, bu, makamın terkibinde mevcut değildir.