şevk ü tarab
شوق و طربa.b.i.
Sözlük anlamı
- 1 neş’e, sevinç ve coşkunluk
- 2 müz. Türk müziğinde bir mürekkep makamdır. III. Selim tarafından terkîbedilmiştir. Şevk ü tarab, sabâ ve acem aşîran ile hüseynî aşîranda (mi) kürdî dörtlüsünden mürekkeptir. İnici çıkıcı olarak karışık bir şekilde seyreder. Kürdî dörtlüsü ile hüseynî aşîranda kalır. Bâzan acem-âşîran kullanılmaz, ki, bu şekilde makam, aşîran perdesinde kalan bir sabâ zemzeme manzarası arzeder. Güçlüler, birinci derecede -sabâ ile acemaşîran güçlüleri olan- çârgâh (do), ikinci derecede -sabâ’nın durağı ve kürdî dörtlüsünün tiz sesi olan- dügâh (lâ), üçüncü derecede de -acem aşîranın durağı olan- acem aşîran (fa) perdeleridir. Donanımına sabâ gibi “si” koma bemolü ile “re” bakıyye bemolü konulur. Sabânın tiz “lâ” bakıyye bemolü, acem aşîranın “si” bekar ve “si” küçük mücenneb bemolü ile “re” bekarı, kürdî dörtlüsünün “si” ve “re” bekarları, nota içerisinde îcâbettikçe kullanılır. Makamın bir de ikinci çeşidi vardır ki, bunda kürdî dörtlüsü bulunmaz ve doğrudan doğruya sabâ ile acem aşîran terkibindedir ve acem aşîran perdesinde kalır.