semâî (müzik “form”u)
سماعى (موزيك فورمى)a.i.
Sözlük anlamı
- 1 müz. Türk müziğinin mâruf “composition forme’u”. Lâdinî ve güfteli eserlere mahsus bir şeklidir. (“saz semâîsi” “forme” unun dışında kalır). Güfte, 4 mısrâ ile birtakım “terennüm” denilen lâfızlardan ibâret olur. Her mısrâı müteakip gelen terennüm, hâneleri karakterize eder ve şarkının “nakarat”ı, peşrevin “mülâzime”si rolünde bulunur. Eğer iki mısrâ arka arkaya okunup da sonra terennüm gelirse, semâîye “nakış semâî” denilir. Bu şekilde eserin sâdece 2 hâne olacağı tabîîdir. Şu halde, 2 hâneli semâîye “nakış semâî” denilir. İki hâneli eserde ise mülâzime dört defâ değil, fakat sâdece iki defâ tekrar edildiği için, uzun, süslü ve hattâ bâzan bir takım mısrâlardan ibâret olabilir; bunun için “nakış” denilmiş olacaktır. Nakış semâî, semâîden (yânî 4 hânelisinden) daha çok kullanılmıştır. Semâînin yegâne denilecek başka hiçbir “forme” da bulunmayan husûsiyeti, sâdece semâî usulleri (aksak semâî, yürük semâî ve bunların mertebeleri) ile ölçülebilmesidir