şehnâz

شهناز

f.i.

Sözlük anlamı

  1. 1
    müz. Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Çok güzel ve karakteristik bir makam olup, hicazkârın daha yumuşağı ve nazlısı, masal edâsına çok müsâit bir nev’idir. Eskiden pek çok kullanılmıştır; son zamanlarda orta derecede kullanılmıştır. Şehnaz, uzzal veyâ hicaz veyâ hümâyûn makamına, hüseynî aşîran (mi) perdesine göçürülmüş bir hümâyûn ilâvesinden mürekkeptir. Uzzal veyâ hicaz veyâ hümâyûn ile dügâh (lâ) perdesinde kalır (bu perde, hüseynî aşîran’da hümâyûn’un da güçlüsüdür). Güçlüler, birinci derecede -hümâyûn ile hicâz’ın güçlüleri olan- nevâ (re), ikinci derecede de -uzzal’ın güçlüsü ve hüseynî aşîran’da hümâyûnun durağı olan- hüseynî (mi) perdeleridir. Karışık ve fakat daha çok inici bir seyri vardır (ve muhayyer perdesini çok kullanır). Donanımına “si” bakıyye bemolü, “fa” koma diyezi, “do” ve “sol” bakıyye diyezleri konulur. (ikinci ve dördüncü ârızaları hüseynî aşîranda hümâyûn içindir; diğer ikisi de hümâyûnun ârızalarıdır). Eğer uzzal veyâ hicaz kullanılmışsa “fa” bakıyye diyezi (“fa” bekardan sonra) ve “sol” bekar yapılır.