Nâcî

ناجى

a.h.i.

Sözlük anlamı

  1. 1
    İstanbul'da saraç esnâfından Ali Ağa adında nâmuslu bir adamın oğlu olup meşhur muharrirlerden Ahmed Midhat Efendi'nin dâmâdıdır. Babasının ölümünden sonra Rumeli'ye gidip Varna medreselerinde sağlam bir tahsil görmüş, yine orada rüştiye hocalığında bulunmuş, sonra İstanbul'a gelerek “Tercemân-ı hakîkat” gazetesine intisâbetmiştir. Arapça, Farsça ve Fransızcayı çok iyi bilen Naci 1893 de kırk dört yaşında iken İstanbul'da vefât etmiştir. Manzum eserleri şunlardır: Âteşpâre, Şerâre, Fürûzân, Hamiyyet, Zâtünnitâkayn, Ertuğrul Gazi, Terkîb-i bend, Yadigâr-ı Nâcî, Takti' yâhut Aruz Nümûnesi, Mesnevî-i Muallim Nâci. Nesir olarak yazdıkları: İcâz-ı Kur'ân, Muammâ-yi İlâhî, Sânihâtü'l-Arab, Sânihât-ı Acem, Emsâl-i Alî, Hikemü'r-Rifâî, Nevâdirü'l-ekâbir, Sâib'de Söz, Hulâsatü'l-ahlâs, Ubeydiyye, Mütercim, Medrese Hâtıraları, Mecmûa-i Muallim, Istılâhât-ı Edebiyye, Numûne-i Suhen, Esâmî, Osmanlı Şâirleri, Muhammed Muzaffer mecmûası, Muhâberât, Mektuplarım. [Lûgat-i Nâcî, “fetvâ” kelimesine kadar kendi tarafından hazırlanmış, alt tarafı, Müstecâbîzâde İsmet Bey tarafından tamamlanmıştır]