müsteâr
مستعارa.s. âriyyet’den
Sözlük anlamı
- 1 eğreti [alınmış], takma [ad]
- 2 müz. Türk müziğinin tahminen iki buçuk ve nihâyet üç asırlık bir mürekkep makamıdır. Segâhdan yegâne farkı, “müstear dörtlüsü” denilen segâh perdesindeki uşşak dörtlüsü (segâh, nim-hicaz, nevâ, dik-hisar) nü kullanmasındadır. Segâh perdesinde durur; güçlüsü segâh gibi nevâ (re) dir. Aynen segâh’ta olduğu gibi şu ârızalarla donanır: “si” koma bemolü, “mi” koma bemolü, “fa” bakıyye diyezi. Segâh’ın “lâ” bakıyye diyezi ve segâh perdesindeki uşşak dörtlüsünün “do” bakıyye diyezi, nota içinde gösterilir; müsteâr’ı segâh’dan ayıran işte bu “do” bakıyye diyezidir (nim-hicaz perdesi). Orta derecede kullanılmış makamlardır.