ferah-fezâ
فرحفزاa.f.b.i.
Sözlük anlamı
- 1 ferah arttıran
- 2 müz. Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahmînen 1870 senelerinde Ahmed Ağa tarafından terkîbedilmiştir. Şûh, neşeli ve zarif mevzûlarda kullanılabilecek güzel bir makamdır. Bu makam acem-aşîran ve sultânî-yegâh makamlarından mürekkeptir. Sultânî-yegâh ile yegâh perdesinde durur. Güçlüleri birinci derecede -Acem-aşîrân'ın durağı olan- Acem, ikinci derecede -aynı makamın güçlüsü olan- çârgâh, üçüncü derecede de -sultânî-yegâh'ın güçlüsü olan- dügâhtır. Makamın seyrinde, terkîbindeki her iki makamın müşterek seslerinden istifâde edilir. (Acem-aşîrân ve sultânî-yegâh makamlarını, yegâhdan Aceme kadar sâdece bir onlu hâlinde tam bir şekilde göstermek mümkündür). Donanıma yalnız -terkîbindeki her iki makamın müşterek ârızası olan- si küçük mücenneb bemolü konur; sultânî-yegâh'ın yedeni için de nota içerisinde do bakiyye diyezi kullanılır.
- 3 meşhur bir çeşit lâle