farz

فرض

a.i.c.: furûz

Sözlük anlamı

  1. 1
    bir netice elde etmek için ihtimalli veyâ gerçek olarak kabûl edilen bir tahminde bulunma, sayma, tutma, bir husûsu bir dâvâya mevzû ve asıl kılma: “beni burada yok farzedin”.
  2. 2
    Allah’ın, işlenmesi kat’î olarak lüzumlu, terki günah olan emirleri. [namaz; oruç; hac; zekât gibi].
  3. 3
    s. zarûrî, lüzumlu, gerekli: “onu ziyâret etmek farzoldu”. Bi’l-farz: diyelim ki, tutalım ki, şöylece düşünelim.