cân-fezâ
جانفزاf.b.s.
Sözlük anlamı
- 1 can artıran, gönüle ferahlık verici, cana can katıcı
- 2 ayın yirmiüçüncü günü
- 3 i. müz. tahmînen beş altı asırlık pek az kullanılmış bir mürekkep makamdır. Sabâ makamının pest tarafına, durağı olan dügâh perdesinden itibâren hüseynî-aşîrân perdesine nakledilmiş bir uşşak dörtlüsü (inici olarak sesleri şöyledir: dügâh, rast, ırak, aşîrân) ilâvesinden ibârettir. Canfezâ, bu dörtlüyü inici bir şekilde idâre ile, hüseynî-aşîrân perdesinde durur. Güçlü birinci derecede sabâ'nın durağı ve uşşak dörtlüsünün mi şeddinin güçlüsü olan dügâh, ikinci derecede de birinci güçlü kadar ehemmiyet arzetmek üzere sabâ'nın güçlüsü olan çargâh'dır. Donanıma sabâ gibi si için koma bemolü ve re için bakıyye bemolü konulur. Lâhin içinde uşşak dörtlüsü için de fa bakıyye diyezi ilâve edilir. (sabâ'nın iki ârızası bu dörtlü'nün seslerine dâhil değildir).