cehûd-âne
cıfıtçasına
“âşinâ” için 662 sonuç
cıfıtçasına
sığır, daha çok koyun getirterek kasaplara satan büyük tüccar. [kelimenin aslı: “koyun, keçi, sığır” mânâsına gelir].
“yüce ve azîz olun!” mânâsına bir duâ sözü
birkaç kişinin oturmasına ayrılan yer
tas. Aziz Mahmut Hüdâî'nin kurduğu tarîkatın adı. [“yerini, yurdunu terketmek” mânâsına gelen Arapça “celvet” kelimesi tasavvuf ıstılâhı olarak, kulun, Tanrı sıfatları ile, halvetten çıkışına ve Tanrı varlığında fânî oluşuna denilir].
insan ölüsü. [cinâze [ = tabut) mânâsına gelir].
kavgacılara yaraşır yolda, kavga çıkarırcasına
hükümdarcasına
soysuz, alçak; dilenci [Türkçede pinti, tamahkâr mânâsına kullanılır].
gr. tek başına anlamı tamam olan cümle
kölecesine
kölesini okşayan. [siz mânâsına da gelir].
dört göz. [candan gönülden bekleme, isteme mânâsına]
hîlekâra yakışır yolda, hîlekârcasına
göz âşinalığı, tanışıklık
noktalı veyâ damarlı sırça
“duâ” mânâsına gelen cemî şekli
Müslümanlıktan evvel, Kureyş reislerinin, Kâbe'nin güneybatısında münâkaşalar için toplandığı bir yerin adı olup Kusey ibni Kilâb tarafından kurulmuştur. [Sonraları, Hz. Muhammed'e karşı bulunanların toplanmasından dolayı, fesat ve münâfıkların toplandıkları yer mânâsına kullanılmaya başlanmıştır].
alçakça, alçakçasına
sokma, arasına sıkıştırma
ur, verem. [aslı “kirlenme”, “bulaşma” mânâsınadır].
yiv, dikiş yivi
elle yakasına yapışmak, çekişmek
ufak hediye, küçükten büyüğe verilen hediye. [Farsçada "yalvarma" mânâsına da gelir].