ümerâ-yı aşerât
ask., tar. Memlûk sultanlarında askerî sınıf ümerâsına verilen bir ad. 10'lar emîri, onbaşı. [Bunlar 10 asker (memlûk) beslemek zorundaydı]
“âşinâ” için 662 sonuç
ask., tar. Memlûk sultanlarında askerî sınıf ümerâsına verilen bir ad. 10'lar emîri, onbaşı. [Bunlar 10 asker (memlûk) beslemek zorundaydı]
ask., tar. memlûk sultanlığında askerî sınıf ümerâsına verilen bir ad
alışmış, sokulgan
“geri, arkada” mânâsına gelerek *birleşik kelimeler yapar: Vâ-mânde: geride kalmış, geride. Vâ-pesîn: en gerideki, en sonraki.. gibi.
“vâh, yazık!” mânâsına gelerek esef, hayıf, hasret gibi kelimelerle kullanılır. Vâ-hayfâ: eyvah, yazık! Vâ-hasretâ: âh ayrıldı!.. gibi.
söz verme, üstüne alma
arslan gibi döğüşen pâdişahın vâkıası, onun başına gelen hal, ölümü
cenk erinin, kükremiş cenk arslanının başına gelen hal
“Allah için, Allah hakkı için” mânâsına gelen büyük yemin
[birçok Dîvan Edebiyâtı şâiri tarafından kullanılan bu cümle, bu mısrâ : “artık kimsede dostluk, sadakat ve vefa kalmadı, kimse bunları mühimsemiyor” mânâsına gelir]
huk. mirasçılardan başkasına yapılan vasiyet, fr. adventice
“var kıyâs et!” mânâsına
“duâlarımız sizinle berâberdir” mânâsına gelen bu kelime evvelce mektupların altına yazılırdı
bir başkasına devredilecek, yânî bir başkasını vekîl edecek şekilde birine vekîl olma, her azl edildikçe yenilenen vekâlet
huk. [eskiden] mevlâ ile memlûkü arasında azat netîcesi olarak vücûda gelen bir velâ'dan, bir tenâsurdan ibârettir ki, azâdedilen bir cinâyet îka ettiği takdirde diyetini mevlâsı verir. Vefât edip de derecesi mukaddem vâris bırakmadığı takdirde mirâsına mevlâsı nâil olur. Kölesini azat eden mevlâ ile köle arasındaki ba…
velîlik, ermişlik
huk. [eskiden] halk arasında tahaddüs eden cürümler, cinâyetler hakkında idârî, siyâsî bâzı zecrî tedbirler alınmasına mezûniyet ve salâhiyet (*yetki) tir ki buna : “velâyet-i mezâlim” de denir
sebep ve bahâne ararcasına
Arapçada başına geldiği terkîbin ilk kelimesini meftuh (üstün) okutur: Yâ Rabbe’l-âlemîn (ey âlemlerin Rabbi!).. gibi
Hz. Yusuf'un babası, Hz. İshak'ın oğlu olan Ya'kub Peygamber. [oğlu Yusuf'un başına gelenler dolayısıyla meşhur olup, edebiyatta gam ve kaygı sembolüdür]
bir atlı, bir atı olan; tek başına
yalnız başına
tek başına ata binen
yalnız başına, tenha