şihâb
kıvılcım
“âşinâ” için 662 sonuç
kıvılcım
arslancasına, arslana yaraşır yolda
el çabukluğu ile, hokkabazcasına
“-e kadar” mânâsına gelerek kelimenin başına getirilir
bir metin arasına, mânâyı değiştiren, tamamlayan veyâ îzah eden başka kelime ve cümleler sokulması, fr. interpolation
arkasına düşme, arkasından gitme veyâ gelme
askerin tâlime alışmasına mahsus yer, meydan
derinleştirme, derin kazma
meydana çıkma, âşikâr olma; belli olma; belirme
meydana çıkmalar, belli olmalar; adam sırasına belli başlı adam olma
huk. bir sözün, hakîkî mânâsı dışında kullanılarak gerçek mânâsının unutulması : [keleş kelimesinin evvelce güzel mânâsına gelirken, bugün halk arasında : kel; anlayışsız; sersem; çirkin mânâlarına kullanılması gibi]
“iyi ve temiz olsun!” mânâsınadır
“toprağı, kabri iyi ve temiz olsun!” mânâsına ölen için edilen duâ
ölü taşınan sandık
ask. bir yeri düşmanın hücûmuna karşı sağlamlaştırma veyâ düşman saldırmasına karşı sağlamlaştırılmış yer
eski idâre hukukunda “tâmîm = genelge” mânâsınadır
dört kişi ve ekseriyâ iki katır tarafından taşınan nakil vâsıtası
“mukaddes olsun!” mânâsına
öne geçirme, geçirilme, öne alma, ileriye sürme, sürülme
takma, asma, kuşatma
yerleştirme, yerleştirilme
ödünç verme
ödünç vermeler
fık. “üçten dokuza boş ol!” demek sûretiyle kadını başka erkekle evlenmeden (hulleye girmeden) eski kocasına dönmesine imkân vermeyen talâk