Arama sonuçları

Arama yeri
/ Aramaya git

Arama sonuçları

“âşinâ” için 662 sonuç

kader

Arapça · İsim

inanılması İslâmî îman esaslarından olmak üzere insanların başına gelecek her türlü işlere dâir Allah’ın ezelî hüküm ve takdîri

قدر

kafiye-i müessese

ed. revî ile redîf bulunmak ve ikisinin arasına bir değişik harf girmek sûretiyle meydana gelen kafiye (o harfe “dahl” denir). [âhir, ekâbir (dahîl: h-b)].

kâlûs-âne

Farsça · Zarf

ahmakçasına, akılsızcasına

كالوسانه

kâm-râne

Farsça · Zarf

kâmrancasına

كامرانه

kamîs-i Yûsuf

Hz. Yûsuf’un Mısır’da aziz iken babasına yolladığı gömlek

kâne

Arapça · Fiil

“oldu, husûle geldi” mânâsına bâzı terkiplere katılır. Mâ-şâallah kâne: Allah’ın istediği oldu, husûle geldi.

كان

karîne

Arapça · İsim

karışık bir iş veyâ mes’elenin anlaşılmasına, çözülmesine yarayan hal, ipucu

قرينه

karîne-i mânia

ed. İstiârenin unsurlarından biridir. Yani mecazlı kelimenin kendi mânâsında kullanılmasına imkân olmamasıdır: “Yıldızlar gözlerini kırpıyordu” cümlesinde “göz” kelimesi gerçek mânâsında kullanılmamıştır. Çünkü bunu meneden bir karîne vardır. Yıldızın gözü olmaz.

kasıretü’t-tarf

Arapça

kocasından başkasına bakmayan, iffetli kadın

قصرة الطرف

kâşki

Farsça · Edat

keşke, dilek anlatan cümlelerin başına getirilerek: “ne olurdu” gibi, özleme veyâ pişmanlık anlatır.

كاشكى

Kayyûm

Arapça · Özel isim

(aslî sıfatlardan kıyâm binefsihi sıfatı dolayısıyla) Allah. [bâki ve kaim olan, ezelî mânâsınadır].

قيوم

kebîse

Arapça · İsim

şubat 29 çeken yıl, bir gün fazlası olan yıl. Sene-i kebîse: dört yılda bir şubat ayının 29 çekmesi. [“kebîse” aslında “doldurulmuş” mânâsına gelir].

كبيسه

kerem-kâr-âne

Arapça, Farsça · Zarf

keremkârcasına, kerem sâhibine yakışacak sûrette, elaçıklığı ile, cömertlikle

كرمكارانه

keşk

Arapça · İsim

keşkek, unla berâber dövülmüş et ve buğdaydan yapılan ve ortasına kızdırılmış yağ dökülen bir yemek

كشك

ketebehu

Arapça · Fiil

eskiden “onu, o şeyi yazdı” mânâsına, levhaların altına isimle birlikte yazılan bir tâbir. Ketebehu Sâmî: Sâmi yazdı... gibi.

كتبه

key

Farsça · İsim

büyük hükümdar, pâdişâh, eski Acem şahlarından ikinci tabakada bulunanların adlarının başına getirilirdi. Key-husrev, Key-kubâd, Key-kâvûs... gibi.

كى

kıhfî

Arapça · Sıfat

kıhıfa, kafatasına âit, kafatası ile ilgili

قحفى

kırede

Arapça · İsim

zool. primatlar, bütün maymun çeşitlerini, ve bâzı âlimlerin sınıflamasına göre, insanları da içine alan memeliler takımı

قرده

kîn-dâr-âne

Farsça · Zarf

kindarcasına, kinci olarak

كيندارانه

kinâye

Arapça · İsim

maksadı, kapalı bir şekilde ve dolayısıyla anlatan söz

كنايه

kirâ’

Arapça · İsim

kirâ, bir şeyin kullanılmasına bedel olarak verilen ücret

كراء

kîse

Farsça · İsim

kese, küçük, büyük torba, kap

كيسه

kişver-gîr-âne

Farsça · Zarf

ülke, memleket tutuculukla, pâdişahçasına

كشور گيرانه