şîve-nümâ

شيوه نما

f.b.s.

Sözlük anlamı

  1. 1
    naz gösteren
  2. 2
    i. müz. Türk müziğinde bir mürekkep makam olup, üç asırlık kadardır. Sabâ ile ferahfezâ’dan mürekkeptir. (Ferahfezâ, acem aşîran ile sultânî yegâh’dan ibâret olup, sonradan Ahmet Ağa tarafından -belki şîvenümâ’dan ilham alınarak- tertîbedilmiştir; sultânî yegâh ise, bundan da sonra müstakil ve isimli makam olarak -Dede Efendi tarafından- kullanılmaya başlanmıştır). Ferahfezâ (yânî sultânî yegâh) ile yegâh (re) perdesinde kalır. Güçlüler, birinci derecede -sabâ’nın durağı ve sultanî yegâh’ın güçlüsü olan- dügâh (lâ), ikinci derecede de -sabâ ile acem aşîran’ın güçlüleri olan- çârgâh (do) perdeleridir. (Üçüncü derecede, acem aşîran’ın durağı acem aşîran da gösterilebilir). Donanımına sabâ ile “si” koma bemolü ile “re” bakıyye bemolü konulur ve sabâ’nın tiz “lâ” bakıyye bemolü, ferahfezânın “si” bekar, “re” bekar, “si” küçük mücenneb bemolü (ve sultanî yegâh’ın “do” bakıyye diyezi) îcâbettikçe nota içerisinde kullanılır.