Arama sonuçları

Arama yeri
/ Aramaya git

Arama sonuçları

“âşinâ” için 662 sonuç

devr

Arapça · İsim

dönme, bir şeyin etrâfını dolaşma

دور

devr ü teslîm

biri, bir işi tamâmıyla başkasına vererek o işten çekilme

dil-nüvâz-âne

Farsça · İsim

gönül okşarcasına, gönül okşayana yaraşır yolda

دلنوازانه

dûr-bâş

Farsça

“uzak ol!” mânâsına bir emir

دورباش

dürd-hâr

Farsça · Sıfat

şarap içen, şarabı son damlasına kadar içen

دردخوار

e'd-dâî

Arapça · İsim

duâ eden, duâcı; [evvelce] ulemâ sınıfının çok zaman imzâ veyâ mühür üstüne koydukları ve “duâcınız, hayırhâhınız” mânâsına kullandıkları klişeleşmiş bir söz

الداعى

ebbedallâh

Arapça

"Allah, ebedî, dâim eylesin!" mânâsına bir iyi dilek

ابدالله

ebced

Arapça · İsim

eski sâmî alfabe sırasına göre tertiplenmiş, Arapça'ya mahsus sesleri gösteren harfler ilâve edilmiş ve bu sıraya göre harflere, birden ona sıra ile, ondan yüze onar onar, yüzden bine yüzer yüzer olmak üzere birer sayı değeri verilmiş olan Arap harflerinin diziliş sırası ve bütünü. Bu harfler sekiz grupa ayrıldıktan so…

ابجد

ebleh-âne

Arapça, Farsça · Zarf

akılsızcasına, ahmakçasına

ابلهانه

ebleh-firîbâne

Arapça, Farsça · Zarf

aptal aldatırcasına

ابله فريبانه

edâmallâhu

Arapça

“Allah devâm ettirsin!” mânâsına gelen duâ

ادام الله

edât

Arapça · İsim

âlet

ادات

Edât-ı tasgir

Birleşik

küçültme edâtı. [1) Türkçede: “cak, cek, cağız, ceğiz”: “küçücek, kuşcağız..” gibi; 2) Farsçada: “çe, kef (harf)”: “merdümek, dîvânçe...” gibi; 3) Arapçada: fiilin ikinci harfi ile üçüncü harfi arasına sâkin bir y: abd’den (= ubeyd); tıfl’dan (= tufeyl)... gibi edatlar getirilerek yapılır].

Edhemiyye

Arapça · İsim

Şeyh Ebû İshak İbrâhim bin Edhem bin Süleyman bin Mansûri'l-Belhî tarafından kurulan tarîkatın adı. [tarîkat, “efkârın def'i, mâsivâ-ullah'ın terki, ağyâr muhabbetinin ref'i” esâsına dayanır].

ادهميه

eger

Farsça

şart edâtıdır; eğer, şâyet mânâsınadır. ["ise, -iseler, -isen, -iseniz, -isem, -isek" kelimelerinden önce gelir; bâzan baştaki vokal düşerek "-ger" şeklinde kullanılır].

اگر

eknâf

Arapça · İsim

cânipler, yanlar, nâhiyeler, taraflar, sığınacak yerler, evin ortaları. [kelime yalnız “taraf” ve “yan” mânâsına kullanılır].

اكناف

ekûl-âne

Arapça, Farsça · Zarf

oburcasına

اكولانه

el-amân

Arapça

yardım ve şikâyet edâtı olarak “aman, medet” mânâsınadır; “bıktım artık, illallah!, usandım, kâfî, yeter, sus” gibi mânâlarda da kullanılır.

الامان

el-hased

Arapça · Zarf

“hased olunur” mânâsına kullanılır. El-hasûd lâ-yesûd: hasetçi doymak bilmez.

الحسد

el-hazer

Arapça · Zarf

“sakın, sakınalım, sakınınız,” mânâsına kullanılır.

الحذر

el-hükmü lillâh

Arapça

“hüküm Allah'ındır, kulun elinde ne var” mânâsına başsağlığı için kullanılır.

الحكم لله

el-minnetü lillâh[i]

Arapça

“Allah'a minnet, minnet ancak Allah için” mânâsınadır.

المنة لله