Arama sonuçları

Arama yeri
/ Aramaya git

Arama sonuçları

“âşinâ” için 662 sonuç

bey'-i fâsid

eko., huk. akdin yapılmış olmasına rağmen bâzı dış nitelikleri itibârıyla geçersiz olan satış

beyyâkallah

Arapça

“Allah seni sevindirsin, güldürsün, isteğine kavuştursun” mânâsına gelen bir tâbir

بياك الله

bezîn

Farsça · Sıfat

esici, esen [“esnek” mânâsına gelen “bezîden” mastarından]

بزين

bî-

Farsça

-sız, -maz [Farsça kelimelerin başına getirilir]. bî-âr: arsız, utanmaz. Bî-âşiyân: yuvasız

بى

bî-hûş-âne

Farsça · Zarf

şaşkıncasına, kendinden geçmişçesine

بيهوشانه

bî-minnet

Farsça, Arapça · Sıfat

yapılan bir iyiliği gücendirecek şekilde hatırlatmayan, başına kalkmayan; lûtufkâr

بى منت

bi'l-

Arapça

-ile mânâsına gelip, eklendiği -kameriyye harfleriyle başlayan- kelimeleri zarf yapar. Bil-iktifâ : iktifâ ederek... gibi

بال

bi'l-istiklâl

Arapça · Zarf

istiklâl üzere, başlıbaşına

بالاستقلال

bi'l-mâ'

Arapça · Zarf

kim. su veyâ hidrojeni bulunan mânâsına hydro karşılığı

بالماء

bi'r-

Arapça

-ile, -ederek mânâsına gelip, eklendiği -şemsiye harfleriyle başlayan- kelimeleri zarf yapar: Bi'r-ricâ: ricâ ile.. gibi.

بالر

bi's-

Arapça

-ile mânâsına gelip -şems harfleriyle başlayan kelimeleri- zarf yapar. Bi's-suhûle: sühûletle, kolaylıkla gibi.

بالث

bi'se

Arapça

“ne kötü, ne fenâ, ne çirkin” mânâsına gelir. Benât-ı bi'se: afetler, büyük belâlar

بئس

bi't-

Arapça

-ile, ederek mânâsına gelip, eklendiği -şemsiye harfleriyle başlayan- kelimeleri zarf yapar. Bi't-tagyîr: değiştirerek. Bi't-tanzîm: tanzîm ile, tanzîm ederek.. gibi.

بالط

bi'z-

Arapça

-e, ile, -rek mânâsına gelip, eklendiği -şemsiye harfleriyle başlayan- kelimeleri zarf yapar. Bi'z-ziyâre: ziyâretle. Bi'z-zikr: zikrederek. Bi'z-zarûre: zarûrî olarak.. gibi.

بالز

bint-i mehâd

iki yaşına girmiş dişi deve. [hatâ ile birini öldüren katil için diyet olarak şer'an verilmesi gereken yüz deveden yirmisinin bu neviden olması gerekir].

bü'l-hevesâne

Farsça · Zarf

maymun iştahlıcasına

بوالهوسانه

bülûğ

Arapça · İsim

erkeklik yaşına girme, erginlik

بلوغ

câblûs-âne

Farsça · Zarf

dalkavuklara yakışırcasına

جابلوسانه

cahûd-âne

Arapça, Farsça · Zarf

çıfıtçasına, Yahudicesine

جحودانه

cebbâr-âne

Arapça · Zarf

cebbarcasına, zorlayıcılıkla, zorbalıkla

جبارانه

cefâ-kâr

Arapça, Farsça · Sıfat

cefâ eden, eziyet eden. [halk dilinde cefâ çekmiş, -çeken mânâsına da gelir].

جفاكار

cefâ-kâr-âne

Arapça, Farsça · Zarf

cefâkârcasına

جفاكارانه