tâle
“uzun olsun!” mânâsınadır
“âşinâ” için 662 sonuç
“uzun olsun!” mânâsınadır
nişangâhın arkasına düşen ok
taraf tutarcasına, bir tarafı destekleyerek
musallat olma, sataşma, başına ekşime
başa koyma, başa geçirme
musallat etme, sataştırma, sataştırılma. [birini bir başkasına-]
ed. bir gazelin beyitleri arasına aynı vezin ve kafiyede mânâca da uyuşacak şekilde üçer mısra' ilâve etme
huk. senetteki imzanın borçlu tarafından inkâr edilmesi hâlinde bu imzanın borçluya âit olup olmadığının tespiti için yapılacak imza karşılaştırılmasına esas alınabilecek imza
mekânı, mesâfeyi, zamânı atlarcasına geçme
havadan, beleşten gelen para. [bizde “uçak” mânâsına gelen bu kelime, Osmanlıca olup, Fazıl Ahmed Aykaç tarafından yapılmıştır]
sebebolunan zarar ve ziyânı ödeme; zarar ve ziyan ödeme
“yüksek olsun!” mânâsına gelen bir söz olup Allah adıyla birlikte kullanılır : Allûhu teâlâ, Hakk teâlâ ve tekaddes”
zahmet çekme, emek verme, çabalama
Allah rızâsına çalışma
tecâvüzkârcasına, saldırırcasına
canını başkasına fedâ etme, “canım sana kurban olsun” deme[k]
herkesten ayrılıp tek, yalnız, tenha kalma
birisine “müflis” deme, denilme
“Allah kabul etsin!” mânâsına gelir
huk. bir hâdisenin vukuundan îtibâren bâzı hallerde dâvânın bakılmasına şahâdetin dinlenmesine mâni teşkil eden müddet
jeod. yüksek dereceli nîrengi noktaları arasına daha tafsîlâtlı harita yapmaya esas olmak üzere küçük dereceli nîrengiler ithâl etme ameliyesi
bitişme, bitişiklik
mehdîleşme, mehdîlik dâvâsına kalkışma, mehdîlik dâvâsında bulunma
“bitti, tamam oldu” mânâsınadır. [kitapların sonuna yazılmak âdet idi]